Beden dilinin iletişimin %50’den fazlasını oluşturduğunu söylenmektedir. Bu sayı biraz zıplasa da bir bireyle veya bir kalabalıkla etkileşim kurarken jestlerin ve genel tavırların muazzam bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. İş dünyası da farklı değil. Bu ortam aslında konuşulmayan bir dil arenasıdır. Çoğu zaman, en yüksek sesle duyulan söylenmeyen şeydir. Satış konuşmalarından yönetim kurulu toplantılarına kadar vücut diliniz güveninizi, bağlılığınızı ve niyetlerinizi sandığınızdan çok daha fazla göstermektedir.

İş iletişiminde beden dilinin önemi fazla tahmin edilemez. Kendinizi hem tüketicilerinize hem de çalışanlarınıza sunma şekliniz, onların sizin hakkınızda hissettiklerini değiştirecektir. Bilim insanlarına ve psikologlara göre, iş dünyasında sözsüz iletişim ve beden dili, genellikle yalnızca sözcüklerden çok daha zengin olan bir sosyal dilin bileşenleridir. Muhtemelen geçmişte birisi tarafından, söyledikleri kelimeler yüzünden değil, onları “nasıl” söylediklerinden dolayı üzülmüş veya incinmiş hissetmişsinizdir. Bir işletmedeki liderler, çalışanları motive etmek ve meşgul etmek için vücut diline ve ses tonuna güvenebilirken, satış görevlileri tüketicileri satın almaya teşvik etmek için vücut dillerini kullanır. Söylemediğiniz şeyler, kullandığınız kelimelerden daha etkili bir şekilde harekete geçebilir.

İş hayatında ve kişisel iletişimde beden dilinin başkalarını algılama şeklimiz üzerinde önemli bir etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Tüketicileriniz, paydaşlarınız ve çalışanlarınızla kullandığınız beden dili, marka iletişim stratejinizin bir parçasını bile oluşturabilir ve iş kimliğinizi değiştirebilir. İş dünyasında, iletişim kurma şekliniz, şirketinizdeki etkileşimlerinizi, ilişkilerinizi ve diğer fırsatları geliştirebilir veya bozabilir. Vücut diliniz, konuşmada kullandığınız konuşulmayan dil, işinizin geleceğini değiştirebilir veya bozabilir. Bu nedenle, vücut dilinizin iş etkileşimleriniz üzerindeki etkisini anlamanız zorunludur. İşte ustalaştığınız takdirde iş iletişiminizi daha iyi yönde etkileyebilecek 4 vücut dili alanı.

1. Göz

Göz teması, başka biriyle paylaştığınız ilk bağlantı düzeyidir. Bir kelime bile söylemeden önce olur. Dikkat, güven ve samimiyeti ifade etmek için açık bir ölçüdür. Sohbet ederken bir kişiyle göz teması kurmakta zorlanıyorsanız, etkileşiminizi ciddiye alınmama veya niyetinizin yanlış yorumlanma riskine sokarsınız. Karşılaştığınız ve konuştuğunuz birinin gözlerine bakmak, dikkatinizi verdiğinizi gösterir. Dinlemek, en önemli insan ilişkileri becerisidir ve iyi göz teması, ilginizi başkalarına iletmede büyük rol oynar.

2. Yüz

Yüz ifadeleri, yetkin iletişim için kritik öneme sahiptir ve bir iş etkileşiminde bulunurken yüzünüzü sorumlu tutmanız gerekir. Örneğin, yapmaman gerektiği halde kaşlarını çatıyor musun? Veya söylenen bir şeye katılmadığınız zaman gözlerinizi daha geniş mi açarsınız? Ne söylerseniz söyleyin, yüzün başka bir hikaye anlatırsa güvenilirliğinizi kaybedersiniz.

3. Duruş

Duruşunuz, kim olduğunuz ve ciddiye alınmanız gerekip gerekmediği hakkında çok şey söyler. İş dünyasında ise, güven ve profesyonelliği iletmek için dik durmak kendine güven anlamına gelmektedir. Otururken bile, duruşunuzun iş zihniyetiniz hakkında doğru mesajı ilettiğinden emin olun. Kambur durmak ve başınızı ellerinizin arasında tutmak, başınız dik bir şekilde dik oturmaktan çok farklı bir mesaj iletir.

4. Hareketler

Hareketler, sözlü iletişimi geliştiren iletişimin bir uzantısıdır. Sadece anlatarak değil, göstererek söylediklerinize etki katarlar. Bu, bir etkileşim katmanı ekler ve vücudunuzun dinleyicide içgüdüsel bir tepki uyandırmasını sağlar. Örneğin, çeneyi tutmak veya yüzü kaşımak gibi el-yüze hareketler endişe veya inançsızlık gösterir. Sohbet ederken ağzınızı kapatırsanız ciddiye alınmayabilir, hatta inanılmayabilirsiniz.

Bu Sayfayı Paylaş